Gülseren Kınalı Kimdir?
Merhaba ben Gülseren,
Akdeniz sahilinde, bir Temmuz akşamı yıldızların altında gözlerimi
dünyaya açmışım. Hem Akdeniz hem Temmuz hem de akşam bilenlere çok şey anlatır…
Doğduğum coğrafya ve iklimin ruhuma, yıldızlara ulaşmak, engin denizlere
açılmak ve hep ötelere gitmek iştiyakını verdiğini düşünürüm. Sınırlardan
kısıtlamalardan uzak, hür ve gönlünce dolaşmak, seyahat etmek…
Seyahat etmeyi, görmediğim yerleri keşfetmeyi seviyorum. Gözüm hep
ötelerde, ait olduğum yer gitmediğim yerde… Seyahat etmek için yaşamıyor
yaşamak için seyahat ediyorum. Doğal güzellikleri, farklı iklim ve
coğrafyalarıyla, birbirinden renkli insan topluluklarıyla dünya büyük bir
kaynak ve ben o kaynaktan doya doya içmek istiyorum. Farklılıkları çatışma ve
kavga sebebi değil zenginlik olarak gördüğümden her farklı bakışın ve fikrin
beni büyüteceğine ve zenginleştireceğine inanıyorum.
Seyahate çıkarken kendimi yanımda götürmüyorum. Her yolculuğa
zihnimi, kalbimi ve ruhumu beyaz bir sayfa gibi açarak çıkıyorum. Yola ve yolun
akışına kendimi bırakıyorum… Ve yol öğretiyor. Her gördüğüm ve muhatap olduğum
şeyden öğrenmeye başlıyorum.
Gideceğim yerle ilgili okumalar ve araştırmalar yaparım,
araştırmalarımın beni sınırlamasına da izin vermem. Yolun akışına engel
olmasını istemem. Tren garları,
otogarlar, havalimanları ve bilet bankoları sevdiğim noktalar. Yolculuğa
hazırlanmak ve yeni bir seyahate çıkmak benim için bir tutku ve aşk gibi…
30’lu yaşlarıma geldiğim bu dönemde 13 Ülke, 100 Şehir gezmiş ve
keşfetmiş durumdayım. Adımladığım sokaklar, yüzdüğüm denizler, sahil
kasabaları, antik kentler, tarihi yapılar, yeni yerleşimler, gecekondu
mahalleleri ve çeşit çeşit kültürler hepsi bana bir şeyler kattı. Tattığım
yemekler, yöresel lezzetler, kahvaltılar, içecekler hepsi bana bir şeyler
söyledi. Dinlediğim hikayeler, öyküler ve anlatılar hepsi bana bir şeyler
fısıldadı.
Bugün Gülseren tek bir coğrafya ve iklime ait değil. Zihnimde,
kalbimde ve ruhumda gittiğim yerlerden bir parça bir şeyler kaldı. Şimdi
arayışım gidemediğim yerlerde. Kâinat bu kadar büyük ve ulaşılmazken oldum ve
tamım diyemem, diyemiyorum. Bu kadar çok gitmediğim yer varken eksiğim ve
eksiğimi tamamlamak için yeni yolculuk ve seyahat planları yapıyorum.
Belki dikkatinizi çekmiştir seyahat diyorum, tatil demiyorum. Çünkü
ben bir yerde devamlı durmayı değil, hareket halinde olmayı, keşfetmeyi ve
öğrenmeyi seviyorum. Ben bu dünyada bir yolcu olarak yolculuğu ve yolu
seviyorum. Her seyahat bana her durağında geçmişe değil geleceğe ve daha
ötelere bakmayı öğretir. Akdeniz’i izleyerek çayımı yudumlarken bütün iş yeri
stresim ve bunalımlarım kaybolur gider. Üzenler, kıranlar, dökenler geride
kalır gelecekte ve ötelerde huzuru bulurum. Karadeniz’in yem yeşil ormanlarında
yürürken bütün solmuş çiçeklerim fidana ve yeşile dönüp meyveye durur. Toros
dağlarının zirvesinde yıldızlara bakarken gözlerim yıldıza döner her yeri
aydınlatmaya başlar. Kum tepelerinde yürürken Leyla, kayalıklarda yürürken
Şirin, bir ovada yürürken Aslı olurum. Bulunduğum mekanla bütünleşir hemhal
olurum…
Bu sayfamda gittiğim, gördüğüm keşfettiğim yerleri resimlerle ve
yazı ile tarihe not düşmek hem de sizlere anlatmak istiyorum. Beraber gezip
seyahat edemesek de bu sayfa aracılığıyla bir yol ve gezi arkadaşlığı yapmış
olacağız. Yol arkadaşlığımız ile öğrenmeye ve büyümeye devam edeceğiz.
Bu sayfa siz değerli dostları dünyama davettir.
Bir hayat düşlüyorum yedikçe zayıfladığım, bunaldıkça seyahate
kaçtığım.
Yorumlar
Yorum Gönder